Kıyıköy Kasabası

Kıyıköy; Kırklareli sınırları içinde ve Vize ilçesi’ne bağlı, doğal güzellikleriyle öne çıkmış şirin bir sahil kasabasıdır. Karadeniz kıyısında olan bu kasabanın etrafı ormanlarla çevrili olup, Pabuçdere ve Kazandere dereleri bu güzel sahil kasabasından geçerek Karadeniz’e dökülmektedir. Yöre halkının geçim kaynağı balıkçılık ve ormancılıktır.

Dünyanın en eski taş oyma manastırlarından olan Aya Nikola Manastırı buradadır. Kıyıköy, Trakya’nın yegâne karaçam ormanları bu alanda bulunmaktadır. Bunun dışında Macar meşesi, sapsız meşe, saçlı meşe, doğu gürgeni, karagürgen, dişbudak, kayın, akçaağaç, ıhlamur ve kızılağaç bu ormanları süslemektedir. Ayrıca, karaca, yaban domuzu, kurt, çakal, sansar, tilki, porsuk, tavşan gibi hayvanlar bu güzel ormanlarda koruma altında bulunmaktadır.

Kıyıköy, Karyalılar tarafından kurulmuştur. Antik Çağlar’daki adı Salmydessas‘tur. Kıyıköy’ün Saray ve Vize girişlerinde kırmızı tuğlalarla örülmüş surlar bulunmaktadır. Büyük kısmı bakımsız ve yıkık olan bu surların ortasında, ahşap ve taştan yapılmış Rum evleri bulunmaktadır. Kasabanın buradan görüntüsü tipik bir Ortaçağ görüntüsü vermektedir. Tarihi varlıkları, doğal güzellikleri, denizi ve kumsalları, büyük ölçüde bozulmamış köy dokusuyla Kıyıköy, ziyaretçilerine çeşitli güzellikler sunmaktadır. Belde, yaz dönemlerinde yoğun olmak üzere her mevsim ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Kıyıköy kale kapısından çıkıp sağa doğru dönerseniz plaj tabelasını göreceksiniz. Buraya mutlaka gidin. Deniz ile derenin yan yana eşsiz görüntüsünü mutlaka görün. Derenin üzerinde küçük bir ahşap köprü var. Dere kenarının bir tarafı yeşilliklerle kaplı diğer tarafı ise deniz kumu. Kıyıköy çıkışında bir başka mekansa Kastro Plajı’dır. Burası karaçam ormanlarıyla kaplı yeşil ile mavinin buluştuğu yerdir.

Kıyıköy’de Nereleri Görmeliyim?

Kıyıköy Mağarası: Mağara Kıyıköy kasabasının 2 kilometre güneyinde bulunuyor. Yöre halkı tarafından Büyük Kurudere olarak bilinen akarsu yatağının yamacında yer alan mağara görülmeye değer bir doğal oluşum olarak dikkat çekiyor. Bulunduğu vadinin tabanından 25 metre yükseklikte bulunan mağaranın büyük bir bölümü kurudur. Mağaranın orta kesimlerinden itibaren tavan ve yan duvarlarından damlayan ve sızan sular küçük bir yeraltı deresi oluşturmuş, Yer yer küçük sığ gölcükler meydana getirmiştir. Mağaranın en karakteristik canlı topluluğu mağara kelebeği ve yarasalardır. Kırmızı ve kahverengi renkli bu kelebeklere mağaranın her tarafında rastlamak mümkündür. Yarasalar ise mağaranın giriş bölümlerinde küçük gruplar halinde yaşamaktadır.

Kıyıköy Liman Hamamı: yapım tarihi bilinmeyen hamam, beldeyi çevreleyen güney surları altında yer almaktadır. Hamam günümüze kadar ne yazık ki büyük yapı kayıplarına uğramıştır. Elde kalan kalıntılardan geç Osmanlı Dönemi’nde yapıldığı tahmin edilmektedir.

Kıyıköy Camii: Kıyıköy merkezde bulunan cami geç Osmanlı Dönemi eserlerinden olup, kiliseden camiye dönüştürülmüştür.

Aya Nikola Manastırı: Döneminin kaya manastırları arasında en iyi örneklerinden birisi olan Kıyıköy Aya Nikola Kaya Manastırı, Kıyıköy’ün 800 metre güneybatısında, Pabuç Dere kıyısında bulunmaktadır. Manastır İmparator VI. Jüstinyen Dönemi’nde (M.S. 527 -565) kayalara oyularak yapılmıştır. Manastırın zemin katı ayazma ve şapelden oluşurken üst bölümünde keşiş odaları yer almaktadır. Keşişlerin gözlerden uzak hayat sürdükleri , kendi ürettikleriyle geçindikleri Aya Nikola, şifa arayan çaresizlerin de uğrak yeri olmuştur.

Kıyıköy Kalesi ve Surlar: Kazan Dere ve Papuç Dere arasında denize at başı gibi sokulan Kıyıköy merkezini çevreleyen surlar İmparator 6. Jüstinyen Dönemi’nde ( M.S. 6. yüzyılda ) yapılmıştır. Kıyıköy Kalesi surları Bizanslılar tarafından da önemli görülerek M.S. 9-10 Yüzyıllarda çeşitli onarımlar görmüştür. Günümüzde Kıyıköy merkezine girişi sağlayan iki ana giriş kapısı ve bazı duvarları ayakta durmaktadır. Ayakta kalmayı başarmış surların yüksekliği 5 metreyi bulurken kalınlıkları ise 2.5 metredir. Kesme taş, tuğla ve moloz kullanılarak yapılan kale surlarının güney cephesinde gizli bir kapı bulunmaktadır. Buradan 180 basamakla limanın bulunduğu bölüme iniliyor.

Kazan Dere ve Pabuç Dere: Kıyıköy’ün iki yönden çevreleyen Kazan ve Papuç Dere’nin denize döküldükleri yerde Kıyıköy’e gelen turistlerin rağbet ettikleri kumsallar bulunmaktadır. Günümüzde sportif balık avcılığı, sandal, kano ve deniz bisikleti gezintileri ile turistik bir çekim alanıdır.

Kıyıköy’de Ne Yenir?

Kasaba yakınındaki Bahçeköy manda yoğurduyla ünlüdür. Kıyıköy Karadeniz’in zengin balık mutfağıyla göz dolduran bir beldedir. Özellikle Kıyıköy’le özdeşleşmiş kalkan balığı yenmelidir. Ayrıca manda yoğurdu, lüfer, çinekop, palamut, barbun, kırlangıç, istavrit, dil balığı, tekir, mezgit, hamsi, mersin balığı, çipura, kefal, torik, levrek, torik, kalamar, karides, pavurya, midyelerin salatalar ve mezeler eşliğinde tadına doyum olmaz.

Kıyıköy’e Nasıl Gelebilirim?

İstanbul veya Tekirdağ yönünden geliyorsanız önce Tekirdağ’ın Çerkezköy ardından Saray ilçesine ulaşarak, Saray’ın içerisinden Kıyıköy yoluna gireceksiniz. Bu yol 30 kilometre sürüyor. Otobüs ile İstanbul’dan geliyorsanız Esenler otogarından Kıyıköy’e giden otobüslere binerek ulaşabiliyorsunuz. Kırklareli, Edirne yönünden geliyorsanız Kırklareli’nin Vize ilçesine gelip buradan Kıyıköy’e sapan yola girerek orman içinden doyumsuz manzara eşliğinde 38 kilometre sonra Kıyıköy’e ulaşıyorsunuz. Ayrıca Vize ve Saray ilçelerinden Kıyıköy’e kalkan araçları otogarda bulmanız mümkün.